Mülkiyet Hakkı

10 YILDIR MÜLKİYET HAKKI İÇİN NELER YAPTIK?

NE MÜCADELELER VERDİK?

Mülkiyet konusu siyasetin malzemesi olamaz! Yasalar halktan yana kullanılmalıdır. Sarıyerlilerin yıllardır çözüm beklediği en temel sorunu MÜLKİYET oldu, yani evlerimizin tapuya kavuşması. Dedik ki, bir annenin vazgeçemeyeceği iki şey var; biri yavrusu, diğeri yuvası… Kimsenin evinden barkından edilmeyeceği yerinde sosyal dönüşüm sözü verdik. Halkın yararına olmayan hiçbir evrakı imzalamadık, imzalamayacağız. Burada rant varsa, buraların çilesini çeken halkın olmalı. Herkes kazansın, kazansın da Sarıyerli de kazansın, kandırılmasın. Çantacı müteahhitlerin oyuncağı olmasın…

İşte tüm bu anlayışla çıktık yola… İşe öncelikle temelden başladık. Bugün adını Kentsel Tasarım Müdürlüğü olarak değiştirdiğimiz Gecekondu ve Sosyal Konutlar Müdürlüğü’nü kurduk.

  1. “Yıl 2009… Yönetimi devraldıktan 3 ay sonra İstinye, Tarabya ve Çayırbaşı ’da bulunan ve üzerinde 314 bina olan Vakıflara ait 83.000 m2’lik 9 adet parselin hak sahibi vatandaşlara verilmesi için Milli Emlak’tan devrini istedik. 14 ay beklettiler!”

DEVRETMEDİLER! İlçe Belediyeleri yerine İBB’ye devri için mevzuat değiştirildi.
Vakıf parselleri Sarıyer Belediyesi yerine İBB’ye devredildi. Ancak İBB, bu parselleri vatandaşa devretmedi. 5 yıl süre aşıldığı için parseller Vakıflara geri döndü. Vatandaş yine ortada kaldı!

  • “Kasapçayırı’nda imar planı olan alanda 18.madde uygulaması yaptık ve parsel üretip 17 vatandaşımıza tapularını verdik.”
  • Ayazağa’da 2016 ‘da yeni imar planının yürürlüğe girmesiyle tapular için işlem başlattık. Hazine parsellerinin devrini aldık. Herkesin binasının bulunduğu toprağa alım gücünü aşmadan sahip olabilmesi için m2sini 250 liradan devrettik. Ayazağalının hakkına ve hukukuna sahip çıktık. 160 hak sahibine imarlı tapularını verdik. Ayrıca yeşil alan üzerinde binası olanlara da ruhsat verirken İMAR HAKKI tanıdık.

SORUYORUZ! İmar Planı sorunu olmamasına rağmen İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ayazağa’da kendi mülkiyetindeki parselleri vatandaşına neden hala vermedi?

  • Biz tapu hakkını imar rantına kurban etmedik!

İki mahallemiz (FSM ve Derbent), halka ve belediyemize bilgi verilmeden riskli alan ilan edildi. Halk tepki gösterdi. Dönemin bakanı geldi, mahallede açıklama yapmak zorunda kaldı.

NE DEDİK? Mülkiyet güvencesi verilmeden, dönüşüm olmaz. Olursa yargıya gideriz. Halkın mahalleye dönüşünü güvence altına alan örnek protokol hazırladık.

UYGULAMADILAR! Bugün yargı kararı ile dönüşüm iptal edildi!

  • Derbent’te halka rağmen, üstelik hiçbir güvence vermeden DERBENT DÖNÜŞÜM PROJESİ yapmaya kalktılar. Halkın haberi olmadan Fransa’da gayrimenkul fuarında tanıtımı yapıldı.

DERBENTLİ KABUL ETMEDİ! Yargı kararıyla dönüşüm iptal edildi. Ancak iki mahalle yeniden riskli alan ilan edildi.

  • Ferahevler’de 388 ada 3 parselde İBB 18. Madde uygulaması yaptı. Mülkiyeti çözülmeden imar uygulaması yapıldığı için evleri donatı alanlarında kalanlar ve yüksek rayiç nedeniyle ödeme yapamayanlar TAPU ALAMADI.

Donatı alanlarında kalanlar mülkiyete ortak edilmediğinden, imar hakkı elde edemedi. Çok sayıda mülk müteahhidin eline geçti.

DEDİK Kİ… Sarıyer’de imar planlarını düzeltmeden 18.Madde uygulamaları yaparsanız nüfusun yarısının tapu almasını engellemiş ve onları Sarıyer’den sürmüş olursunuz. Meydanı da rantiyeci müteahhitlere bırakırsınız. Ferahevler 388 ada 26,28,44 no’lu parsellerde de aynı şey oldu.

2008 yılında vatandaşın yol payları o dönemde bir gecede başkalarına devredildi. Vatandaş yine mağdur edildi.

                    TAPUYU 2981 SAYILI YASA ÇÖZER

  • Gecekondu mahallelerinde kurulmuş 10 mahalle dernek ve kooperatifinin talebiyle mülkiyet sorunun halkın lehine çözümü için İlçe Belediye Meclisimize iki önerge verildi.
  • 2981 sayılı yasa kapsamında 10 gecekondu mahallesi için ıslah imar planı hazırlanmasını içeren önergeler İlçe Meclisimizde oybirliğiyle kabul edildi.
  • Gecekondu mahallelerinde yaşayan 200.000’den fazla vatandaşın temsil edildiği dernek ve kooperatiflerin talebiyle süreç başladı.
  • Teknik ekiplerimiz öncelikle konuyu hukuken değerlendirdi, konunun uzmanları ve hukukçularla detaylı görüşmeler yapıldı.
  • 6 ay süren araştırma süreci ve İstanbul Üniv. Hukuk Fakültesi’nden alınan mütalaa ile geri görünüm ve etkilenme bölgelerinde 2981 sayılı kanunun uygulanmasına ilişkin bir engel bulunmadığı belirlendi.
  • 13 bölgede hazırlanan ıslah imar planı teklifleri Sarıyer Belediye Meclisi tarafından bir kısmı oybirliğiyle, bir kısmı ise oy çokluğuyla kabul edildi.
  • Islah imar planları İBB’ye iletilmesine rağmen Meclis’in yetkisi gasp edilerek İBB bürokratları tarafından iade edildi.
  • Islah planı tekliflerinin yasaya aykırı şekilde geri gönderilmesi üzerine konu belediyemizce mahkemeye taşındı. Mahkeme zoru ile plan teklifleri İBB gündemine alındı.
  • Yoğun emekler sonucu İBB gündemine gelen planlar, İBB Meclisi tarafından yasanın halktan yana yorumlanmaması nedeniyle oy çokluğuyla iade edildi.
  • Hiçbir kanunda BOĞAZİÇİ ALANINDA GERİ GÖRÜNÜM ve ETKİLENME BÖLGESİNDE ISLAH İMAR PLANI YAPILAMAZ şeklinde bir kanun maddesi yoktur.
  • İBB MECLİSİ’NİN ALDIĞI KARAR, TOPLUMDAN VE HALKTAN YANA DEĞİLDİR!

Var Olan Yasa Neden Uygulanmıyor?

  • 2981 sayılı yasanın süresi iki defa uzatılmasına rağmen bu yasa NEDEN UYGULANMIYOR?
  • Bu yasayı uygulamak istemiyorsanız süresini NEDEN UZATTINIZ?
  • 2960 sayılı yasada 2981’in uygulanmasını engelleyecek herhangi bir hüküm bulunmuyor. Vatandaş da bu yasanın uygulanmasını istiyor.
  • Bu konu sadece Sarıyer’in sorunu değil, Beykoz’un ve Üsküdar’ın da sorunu. Biz bu sorunu çözdüğümüzde sadece Sarıyer’in değil, aynı zamanda Beykoz ve Üsküdar’ın da sorununu çözmüş oluyoruz.
  • 2981 sayılı yasa halkın yasası. Devlet bu yasayı Boğaz’da uyguladı ve tapu tahsis belgelerini vatandaşa sattı.

ÇÖZÜM ÖNERİSİ GETİRİLMEDİĞİ GİBİ, VAR OLAN YASANIN UYGULANMASI DA ENGELLENİYOR!

    YASALAR TOPLUMDAN YANA YORUMLANMALIDIR

  • Tüm meclisler gibi İBB Meclisi de halkın meclisidir. Kendi yetkisine sahip çıkmalıdır. Halk için karar almaktan korkmamalıdır. Topu taca atmanın kimseye bir faydası yoktur.
  • Bizim amacımız 2981 sayılı yasaya istinaden mülkiyeti çözdükten sonra, imar barışını da kapsayacak şekilde koruma amaçlı imar planı revizyonu yaparak imar sorununu çözmektir.
  • Sarıyer Belediyesi olarak şahsi çıkar taşıyan hiçbir konuyu meclis gündemine taşımadık.
  • Toplumsal olmayan hiçbir konuyu ne ilçe ne de İBB Meclis gündemine taşımadık.
  • Sarıyer Belediyesi olarak bugüne kadar hep halkın lehine olan, olumlu mahkeme kararlarına tutunduk.
  • Çözüm tarafı olduk.
  • Aynı kurumun 10 tane olumlu kararı varken İBB Meclisi’nde sadece olumsuz karara tutunularak alınan karar doğru değildir.

GELELİM İMAR BARIŞINA…

  • Mülkiyet konusunda tüm çalışmalarımızdan sonra 2018 yılında İmar Barışı Yasası yürürlüğe girdi.
  • Her yere “ Mülkiyet sorunu çözüldü, imar sorunu çözüldü” diye pankartlar asıldı.
  • “ Tapu veriliyor” diye her gün yüzlerce vatandaş belediyemize gelmeye başladı. Vatandaşın doğru bilgilendirilmesi ve çıkan kanun düzenlemesi içeriğinin doğru anlaşılması için teknik ekibimizle birlikte sahaya indik. Sitelerde, mahallelerde imar barışı bilgilendirme toplantıları yaptık. Radyo, TV programlarında, gazetelerde konuyu detaylı olarak anlatmaya çalıştık. İmar barışının gecekondu alanlarında tapu sorununu çözmediğini, yapı kayıt belgesinin tapu yerine geçmediğini, imar hakkı oluşturmadığını, düzenlemenin eksikliklerini tek tek anlattık. Hatta bu toplantılarımız sayesinde imar barışını çıkaranlar da ne çıkardıklarını bizden öğrenmiş oldu.

İMAR BARIŞI 2981 sayılı yasanın sağladığı avantajları sağlamıyor. 2981 sayılı yasa, Sarıyer’de mülkiyeti çözecek yürürlükteki tek yasa.

  • İmar barışı ise 2981 sayılı yasa gibi açıklayıcı ve tanımlı değil. Bütün yapılara mülkiyet hakkı doğmuyor.
  • 2981’in süresi uzatıldığı için hem imar barışı yürürlükte hem de 2981 sayılı yasa. Bu iki yasa şu anda birbirini tanımıyor. Bunun kanuna mutlaka girmesi gerekiyor. Ya da bizim yaptığımız planların geçmesi gerekiyor.
  • İmar barışı bir müteahhit yasası. Bu imar barışının ruhsat almış, kaçak duruma düşmüş sitelere ve kooperatiflere faydası var.

İMAR BARIŞININ EKSİKLİKLERİ HALA TAM OLARAK GİDERİLMEDİ

  • Hala başvuru yapıp yapmama konusunda vatandaşın kafası karışık. Komşular birbirine düşmüş vaziyette.
  • Belirsizlikler yüzünden çoğu başvurular da yanlış yapıldı. Bu bölgeler daha sonra iptal edildi.
  • Riskli alan ilan edilen yerlerde imar barışı başvurusu yapılıp yapılmayacağı konusunda belirsizlik devam ediyor! Bakanlık bile vatandaşın yazdığı dilekçelere cevap veremedi.
  • İmar barışı süreci herkesi kapsamadı!
  • Belediye ve hazine parselleri dışında gecekonduları bulunan vatandaşlar imar barışından yararlanamadı.
  • İmar barışı vakıf arazileri, İSKİ arazileri, İTÜ arazileri, Kızılay vb. üçüncü şahıs arazileri üzerinde yaşayan vatandaşlara başvuru hakkı tanımadığından, bu tür arazilerde evi olan vatandaşlara çözüm getirmedi.
  • Boğaziçi alanında yapı kayıt belgesinin yıkımları durdurmadığı anlaşıldı ve sonradan düzeltildi.
  • İmar barışı tapu sorununu çözmedi!
  • İmar barışı imar sorununu çözmedi!
  • İmar barışında satış sorunu hala çözülmedi!
  • Ödeme kolaylığı sağlanmadı!
  • Yapı kayıt belgesi ücretini banka kredisi ile zor ödeyen vatandaş, satış olduğu zaman arazi bedellerini rayiç bedel üzerinden nasıl ödeyecek?
  • Satışın ne zaman yapılacağı kanuna eklenmedi! Hazine ve belediye parsellerinin satışı, kurumların keyfiyetine bırakılmış oldu.
  • Tapu tahsis belgesi olan vatandaşlardan aynı gecekondu için ikinci defa ücret alınmış oldu! 2981 sayılı yasa ile imar barışı örtüştürülmedi.

BİZ, İMAR BARIŞINA KARŞI OLMADIK! AKSİNE SARIYERLİLERİN SORUNUNUN ÇÖZÜLMESİ İÇİN YOL GÖSTERDİK!

  • İmar Barışı Yasası kapsamında, yapı kayıt belgesi alan yapılarda yıkım ve para cezası kararı bulunması halinde tahsil edilemeyen para cezası ve yıkım kararının kaldırılacağı ifade edilmişti.

İlçemiz 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu ile de sorumlu. Fakat İmar Barışı Yasası’nın 2960 sayılı yasayı kapsayıp kapsamadığına ilişkin bilgi net değildi.

Sarıyer Belediyesi olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda bu konu hakkında uygulamaya esas görüş talep ettiğimizde, gelen cevap maalesef bu yasanın özel bir yasa olduğu, yıkım kararlarının sadece 3194 sayılı İmar Kanunu’na göre alınan kararları kapsadığı, dolayısıyla yıkım kararlarının kaldırılamayacağı, hatta daha ileri gidilerek alınan yıkım kararlarının uygulanması gerektiği ifade edilmiştir. Her platformda anlattığımız bu konu yetkililerin dikkatini çekti ve yol gösterici yaklaşımımız sayesinde torba kanunda yapılan düzenlemeyle bu yanlıştan dönüldü ve Boğaziçi’ndeki yıkım kararları da düzenlemeye dahil edildi.

  • İmar Barışı Yasası’nın ilgili bölümünde üçüncü şahıslar üzerinde kayıtlı taşınmazlar üzerinde bulunan yapılar için başvuru yapılamayacağı belirtilmesine rağmen ilçemizde vakıflar ve üniversiteler adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde bulunan binaların bu yasa kapsamında başvuru yapabileceği söylentileri kafaları karıştırdı.

Bizler, üçüncü şahıslar üzerinde kayıtlı taşınmazlar üzerinde bulunan yapılar için başvurulmasının bir anlam taşımadığı konusunda bilgilendirme yaptık. İstanbul Vakıflar 1. Bölge Müdürlüğü’nün Marmara Bölgesi’ndeki tüm belediyelere ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne gönderdiği yazıdaki “Vakıflara ait taşınmazlar üzerinde bulunan yapıların idaremiz haricinde yapılacak başvurunun kabul edilmemesi, düzenlenen belgelerin iptal edilmesi” ifadesiyle bu konuda bizim ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıkmıştır.

  • İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 39 ilçe belediyesine gönderdiği yazı ekinde yer alan Tarım Reformu Genel Müdürlüğü yazısında “3194 sayılı yasaya eklenen geçici 16. Madde düzenlemesinin tarım arazileri üzerinde yasalara aykırı şekilde inşa edilmiş yapı ve tesisleri kapsamayacağı” ifadesi bulunmaktadır.

Orman Genel Müdürlüğü’nün Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na gönderdiği, dolayısıyla belediyelere de gönderilen bakan imzalı yazıda “ Özel kanına tabi alanlarda arsa satışının gerçekleştirilemeyeceği, Orman Kanunu, Milli Parklar Kanunu, Mera Kanunu’nun özel kanun olduğu, bu alanlardaki yapıların arsalarının satışının gerçekleştirilmemesi, özel kanun kapsamında kalan orman sayılan alanlarda inşa edilmiş yapıların 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen 16. Maddesine göre yapı kayıt belgesi düzenlenmesinin Orman Yasası ile çeliştiği, bu alanlarda inşa edilmiş yapılara uygulanmaması” yönünde ifade edilmiştir.

İlçemizde gerek devlet orman gerek özel orman alanı statüsüne sahip birçok yerde mevcut yapılar yer almakta. Bu yapılara vatandaşlarımız devlete para ödeyerek yapı kayıt belgesi almaktadırlar. Bu vatandaşlarımızın durumu ne olacak?

  • İlçemizin Boğaziçi alanında kalan bölümü 2863 sayılı yasa kapsamınıda 1974 yılından beri Tarihi Kentsel ve Doğal Sit alanı olarak ilan edildiğinden 2863 sayılı yasa kapsamında kalmaktadır. Şimdi soruyoruz: Bu alanlarda kalan ve mülkiyeti kendisine ait olmayan vatandaşlarımıza nasıl satış yapılacak? Devletin bir kurumu “imar barışıyla yapılarınız yasal hale gelecek, mülkiyeti olmayan yapılar mülkiyete kavuşacak” gibi demeçler veriyor. Diğer kurumları ise, bu demeçleri çürüten resmi yazılar yazıyor.
  • İmar barışının Sarıyerlinin sorununu tam olarak çözebilmesi için yasa metninin yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.

NEDEN GERÇEKLER AÇIKLANMIYOR?

 Biz vatandaşlarımıza İmar Barışı Yasası’nın iyi yönlerini anlatarak, yararlanabileceklerin müracaat etmelerini önerdik. Ancak, bazı alanlarda kalan yapılara bir yarar getirmeyeceğini, mülkiyet sorunlarının çözülemeyeceğini anlattık. İşte devletin resmi kurumlarının yazdığı yazılar ortada. Demek ki 50 yıllık mülkiyet sorunu bu yasayla çözülemiyor.

ŞİMDİ SORUYORUZ: Tapu sözü veren mi, bu süreci engelleyenler mi halkın yanında?

SARIYERLİNİN GÜVENCESİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ! GÖÇ KARARLARINA İMZA ATMAYACAĞIZ!

İNADINA YILMAYACAĞIZ!

Sarıyer’in tüm temel sorunlarını çözdük.
Sağlam altyapı üzerine sağlıklı bir üstyapı inşa ediyoruz. Kalıcı çözüm bekleyen bir tek MÜLKİYET kaldı!

İMAR BARIŞI ile çözülemeyen sorunu,
2981 ile yine BİZ ÇÖZECEĞİZ!

Sarıyerlinin Sarıyer’de kalmasının güvencesi olmaya devam edeceğiz!